esti nesim-i nev-bahar açıldı güller subh-dem

ekremselcuk
Güftesi Divan Şâiri Nef'î'ye, bestesi ise Hacı Ârif Bey'e ait olan rast makâmındaki eserdir.

''Esti nesîm-i nev-bahar, açıldı güller subh-dem
Açsın bizim de gönlümüz, sâki medet, sun câm-ı cem

Erdi yine ürdibehişt, oldu havâ anber-sirişt
Âlem behîşt-ender-behîşt, her gûşe bir bâğ-ı irem

Gül devri, ayş eyyâmıdır, zevk u safâ hengâmdır
Âşıkların bayrâmıdır, bu mevsim-i ferhunde-dem

Dönsün yine peymâneler, olsun tehi humhâneler
Raks eylesin mestâneler, mutribler ettikçe nagâm

Bu demde kim şâm u seher meyhâne bâğa reşk eder
Mest olsa dilber sevse ger ma'zûrdur şeyhu'l-Harem

Yâ neylesin bî-çâreler âlüfteler âvâreler
Sâgar sunar meh-pâreler nûş etmemek olur sitem

Yâr ola câm-ı Cem ola böyle dem-i hurrem ola
Ârif odur bu dem ola ayş u târabla muğtenem.''

Anlamı
''İlkbahar rüzgârı esti, sabahleyin güller açıldı
Bizim de gönlümüz açılsın, sâki, Cemşîd'in kadehini sun.

Yine Nisan ayı geldi, hava amber kokularına büründü
Dünya bir katmerli cennet haline geldi, her köşe bir cennet bağı oldu.

Gül devri, yeme içme günleridir, zevk ve safâ zamanıdır,
Bu mübârek mevsim, âşıkların bayramıdır.

Yine büyük kadehler dönsün, meyhâneler boşalsın
Çalgıcılar âhenkle çalarken sarhoşlar dans etsin.

Bu zamandır ki akşam ve sabah meyhane, bahçeye gıpta eder
Eğer Haremin reisi mest olsa, güzel sevse mâzurdur.

Ya çâresizler, âşıklar, başıboş olanlar ne yapsın
Ay parçası gibi güzeller kadeh sunarsa içmemek zulüm olur.

Sevgili var, Cemşid'in kadehi var, böyle neşeli bir vakit var,
Ârif odur ki bu vakitte yiyip, içip, eğlenmeyi ganimet bilir.''

ukde: (yazar: nana)

Eseri Zeki Müren buğulu sesiyle okuyarak gönül tellerimizi titretmiş :


neden bekliyorsun?


Mega sözlük, görüş ve fikirlerin oluşturmuş olduğu sonsuzluğa uzanan asma bir tahta köprü gibidir.
Üzerinde yol alırken, düşünmeyi, paylaşmayı ve öğrenip - öğretmeyi ilke edinirsiniz.

katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol