fuzuli

iye
Azerbaycan sahası Türk edebiyatının önemli temsilcilerindendir. Yalnızlık teması eserlerinde daha çok yere sahiptir. En ünlü eseri Leylâ vü Mecnûn mesnevisidir. Bunun dışında mektûbât'ından "Şikâyetnâme"si karşımıza çıkmaktadır. Arapça, Farsça ve Türkçe yazabilmektedir.
ekremselcuk
Dîvan Şâiridir. Asıl adı, Mehmet bin Süleymân'dır ve 1483 yılında, bugün Irak ülkesi sınırları içerisinde, Fırat Nehri kıyısında bulunan Hille'de dünyaya gelmiştir. 1556 yılında ise Bağdat'ta, bir diğer rivâyete göre ise Kerbelâ'da öldüğü bildirilmektedir. ''İlimsiz şiir, temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da değersizdir.'' sözü Ona aittir. Şiirlerinde tasavvufî aşkı, ehl-i beyt sevgisini ve ayrılık acısını konu etmiştir. Şiirlerinde ''Fuzûlî'' mahlâsını kullanmıştır ki bu söz; ''gereksiz, mâlâyânî, boş'' gibi anlamlara gelmektedir. Türkçe, Arapça ve Farsça Divânları bulunmakla beraber, özellikle ''Leylâ vü Mecnûn Mesnevîsi'', ''Su Kasidesi'' ve kasideleri beğenildiği için padişahtan alageldiği 9 akçelik maaşını alamaması üzerine inşâd ettiği ''Şikâyetnâme'' adlı yine kaside türündeki şiiri çok meşhur olmuştur. Fuzûlî, eserlerinin etki alanı ve şiir sanatındaki başarısı nedeniyle Âlevi-Bektâşî ekolü tarafından Seyyid İmâdeddin Nesîmî, Şah Hatâyî, Yemînî, Virânî, Pİr Sultan Abdal ve Kul Himmet ile birlikte 7 Ulu Ozan arasında sayılmaktadır. Dilim döndüğünce tanıtmaya çalıştığım ve kısa bilgilerle meraklıların ilgisini çekmeye çalıştığım Şâir'in, bilinen ve genel itibâriyle çok sevilen Su Kasidesi'nden bazı beyitleri şiir severler için takdim ediyorum:
''Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlâre su
Kim bu denli duduşan odlâre kılmaz çare su

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su

Zevk-i tiğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâre su

Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin
İhtiyât ilen içer her kimde olsa yâra su

Suya virsün bağ-bân gül-zârı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün tek verse min gül-zâre su

Ohşadabilmez gubârını muharrir hattuna
Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kâre su

Ârızın yâdıyla nem-nâk olsa müjganum n'ola
Zâyi olmaz gül temennâsiyle virmek hâre su

Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su

Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağum sunun ânunla yâre su''

labarbara
Kanuni Sultan Süleyman 1534'te Bağdat'ı fethedince, Fuzuli padişahı ve komutanlarını öven kasideler yazıp padişaha sunmuş böylece kendisine günlüğü 9 akçeden aylık bağlanmıştır.
İşleyişteki aksaklıktan dolayı parasını alamadığını zamanlara denk düşer günümüzde de kullanılan ve bir özdeyiş niteliği kazanmış olan “Selam verdim, rüşvet değildir deyü almadılar” sözü.
jrriquelme
Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigârımın
Geldikçe derdine beter et müptelâ beni

Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim
Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni

Nahvet kılıp nasîb Fuzuli gibi bana
Yâ Rab mukayyed eyleme mutlak bana beni

neden bekliyorsun?


Mega sözlük, görüş ve fikirlerin oluşturmuş olduğu sonsuzluğa uzanan asma bir tahta köprü gibidir.
Üzerinde yol alırken, düşünmeyi, paylaşmayı ve öğrenip - öğretmeyi ilke edinirsiniz.

katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol