ölüm korkusu

e yok artik
Kendim için değil de genelde çevrem için,bu son zamanlarda aşırı pimpiriklendiğim durum.normal bir seviyeye gitmiyorum o kesin..
atavratedebiyat
Yaşam sevincinin daha baskın olduğu korku. Ölüm. Kimsenin benliğine yakıştırmadığı iri nokta. İnsan kalbi yaşamın virgülden serüvenine meyillidir. Bu korkunun depreştiği anların toplamı sevincin yanında devede kulak kalır. Yaşam birikintisi türlü türlü dertlere gebe olduğu halde, insan yaşamın lezzetine odaklı yaşar. Ölüm teorik olarak kurtuluş ve derde nihayet verendir. Ama pratik kısmı teoloji ve agnostik soru işaretleriyle dolu. Bu şüphe de insanın içini kemiriyor. Belki bu kemirgen şüphe korkuya evriliyor. Zaten korku dediğimiz de şüphenin doğurduğu.
der giderim
insan psikolojisini bozan bir korkudur, birini kaybetme korkusu bizi her zaman daha çok üzer ama konu kendi canımız olduğunda çokta mantıklı kararlar alan canlılar değilizdir.
önceleri insanın geri çekilmesine neden olsa bile sonradan insan ölüm korkusunu bi şekilde aşıp bal porsuğuna dönüşüyor hatta "en fazla ölürüm veya öldürürler" şeklinde bir bakışa sahip olabiliyor.
ekremselcuk
''Şu ölüm yıllardır davulcağızını döver durur da senin kulağın vakitsiz ve yersiz oynar ! Fakat, can verme çağında "Âh ölüm" dersin. Ölüm, şimdi mi seni uyandırdı ?'' Hüdâvendigâr Muhammed Celâleddin Rûmî
enginyuksel1982
İnsan, ömrü Hz. Nuh'un ömrü kadar da olsa sonunda ölüme yakalanacaktır: Vücut gemisi ölüm tufanında batacaktır:

'Ömr-i Nûh olsa müyesser yok elinden hîç halâs / Fülk-i cismi garka-i tûfân idersin 'âkıbet
(bkz: nev'i)

neden bekliyorsun?


Mega sözlük, görüş ve fikirlerin oluşturmuş olduğu sonsuzluğa uzanan asma bir tahta köprü gibidir.
Üzerinde yol alırken, düşünmeyi, paylaşmayı ve öğrenip - öğretmeyi ilke edinirsiniz.

katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol