stephen zweig

yedinciogul
28 Kasım 1881'de Viyana'da doğan 22 Şubat 1942'de Rio de Janeiro'da intihar ederek hayatını sonlandıran Avusturyalı romancı, oyun yazarı, gazeteci ve biyografi yazarı.

2012 yılında eserleri üzerinden telif kalkınca türkiye iş bankası kültür yayınlarının modern klasikler serisinde kitaplarına yer verip kitap satışlarını şahlandırdığı yazar. Heralde son 2-3 yıldır ülkede en fazla satan yazardır. eserlerine bi sözümüz yok ama bu kadar fazla satması biraz yayınevlerinin yayın politikası ve öykülerini tefrik edip ince ince kitaplarla yayımlaması. Hem ucuz hem hemen okunuyor. Öyleki 5 yıl önce ülkede en fazla satan yazarlar listesinde ilk yüze bile giremezken 3-4 yıldır ilk sırada.
ben 4-5 kitabını okudum. yazarın en iyi eserleri satranç ve sabırsız yürek kitapları.
alienist
Piskolojik tahlilleri, betimlemeleri o kadar kuvvetli ki insan o ruh haline hapsoluyor resmen. çok değerli, ince ruhlu bir yazardır. Incecik kitapları vardır 2 saatte bitecek. Ama kurgusuyla, duygu anlatımıyla şaheserler ortaya çıkarmış biri kesinlikle. Yahudidir ve hitler zulmünden kaçmıştır. Ülkesinde ve avrupa'da olan karışıklıklara dayanamayarak eşiyle birlikte intihar ederek hayata veda etmistir.

(bkz:satranç)
(bkz:amok koşucusu)
(bkz:korku)

Edit: abi anlamıyorum başlığı anladıysan anladın. Stefan mış peh. Yani buna mı takılır insan. Hayret ediyor insan. Kusuruma bakmayın cahilliğime geldi. İçiniz rahat etsin yeter ki.

labarbara
İntihar eden yazarlardandır.
22 Şubat 1942'de Petrópolis kentindeki evinde, karısı Lotte ile birlikte uyku hapları içerek intihar etti.
En temel nedeni ise Avrupa'nın içine düştüğü durumdan asla çıkamayacağını Hitler''in dünya düzenini kalıcı olduğunu sanmasıdır.
Yani Umutsuzluktan ölmüştür.
2
alienist alienist
İlk öğrendiğimde 2 gün düşüncelere daldım. Çok yazık üzücü bir durum.
labarbara labarbara
Umudunu kaybederek ölmek gerçekten beni de çok üzüyor.
weltschmerz
moderasyona not: başlığın stefan zweig olarak değişmesi gerekir!!!

zweig avusturya edebiyatının savaş dönemi yazarlarının en tanınmışlarındandır. uzun üykü (alm. novelle) türünün çok başarılı bir temsilcisidir. modernitenin başında viyana gibi kültür sanatla iç içe bir şehirde yetişmiş ve rilke'yle hoffmannsthal gibi iki dev edebiyatçıdan etkilenmiş olmasıyla 20. yüzyıl edebiyatına kafka kadar damga vurmuştur aslında.
ufuk açıcı bir yazardır. anlatı düzleminde okuru çok etkileyen betimlemeleri vardır. tarihsel konuları edebi metne malzeme eder, kendi yaşamış gibi anlatır ve birçok olayı sanki canlı seyrediyormuşuz gibi okuruz zweig'in dilinden. ilgilenenler örneğin istanbul'un fethi'ni zweig'dan okuyabilirler: (yıldızın parladığı anlar adlı yapıtta "bizans'ın fethi" adlı öykü). ya da ingiliz kraliyet ailesindeki çekişmelerden bir kesit okumak isteyenler mary stuart'ı zweig'ın kaleminden okuyup çok etkilenebilir. ben dünün dünyası (alm. orijinal adı: die welt von gestern) adlı yapıtı da çok severim. hatta bir zweig metninin çeviri editörlüğünü yapmıştım yıllar evvel. başka bir metni çevirdim, ama o henüz yayımlanmadı.
2012 yılında zweig'in yapıtlarının telifi kalktı. bu nedenle şu anda piyasada pek çok zweig metni görmek mümkün. aynı metni farklı yayınevlerince basılan farklı çevirilerden okuyabilirsiniz bu yüzden.

yineliyorum: ingilizcedeki "stephen" ismi almancada stefan olarak kullanılır. yazarın adı stefan zweig'dır.
sanezel
En iyi romanı Satranç'tır.Bir Kadının Yaşamından 24 Saat ve Bir Yüreğin Ölümü,kitabını okuyup neredeyse bunalıma girecektim.Çok trajik bir hikayeydi.Kitaplarında ki tasvirler fazla da olsa su gibi okunası kitapları vardır.Nazilerden çok çile çekmiştir.Rahmetlinin kitaplarının A101 markette 2 tl den almamsa asıl ilginç olanı.
zelig
son on yılda ülkemizde novellaları oldukça popüler olan biyografi ustası. kitaplarıyla tanışıklığım, kitap okumaya uzun bir ara vermiş olduğum bir dönem içinde, tekrardan bir şeyler okumaya kendimi alıştırma ümidiyle, gözüme kestirdiğim hafif ince bir kitap olan satranç'ı okumaya niyet etmemle başladı.

başlayış, o başlayış, kısa bir sürede, kısa romanların çoğunu okudum. kısa sürede hep aynı anlatım tarzına maruz kalmış olmamdan mıdır, bilmiyorum; ancak bir yerden sonra, her ne kadar karakterlerin psikolojilerini güzel anlatsa da, yazdıkları fena halde sıkıcı gelmeye başlamıştı.

buraya kadarmış, ben hevesimi aldım deyip başka bir kitabını okumam derken tesadüfen joseph fouche adındaki bir kitabına denk geldim. güzel şeylerin hatırına son bir şans deyip onu da okuyayım demiştim. iyi ki de demişim. böylelikle benim nazarımda romancı kişiliğinden ziyade esas övgüyü alacak yanı olan biyografi yazarlığındaki yetkinliğiyle tanışmış oldum. sonrasında bazı denemelerini de okudum.

freud ve psikanalize olan derin ilgisi sayesinde yazdığı biyografilere konu olan kişilerin ruhsal tahlillerini çok etkileyici bir şekilde yapar. tarihte iz bırakan kişilerin biyografileri elbette pek çok kişi için ilham verici olmuştur ama zweig'ın yazdıkları dışındakiler, bahsi geçen kişinin iç dünyasını pek fazla anlatamaz. kimse zweig'in yapabildiği gibi tarih ile psikolojiyi bu denli güzel bir şekilde harmanlayamamıştır. biyografisine konu olan kişinin hayatı hakkında her şeyi öğrenip onları özümsedikten sonra adeta artık o kişi olur ve yeni kişiliğinin psikolojik tahlilini yaptıktan sonra sonuçları tarihe bağlı kalarak romanlaştırır. yazdıkları klasik bir biyografi değildir. hatta öyle ki, okuduğunuz şey bir roman mı; yoksa biyografi mi diye de ikilemde bırakır sizi.

bu yüzden vikipedi'de tanım olarak kendisi hakkında yazılmış "biyografi ustası olarak tanınır." cümlesini okuduğum zaman tebessüm ettirdi.

yazdığı biyografiler:

(bkz:Montaigne)
(bkz:Rotterdamlı Erasmus,Zaferi Ve Trajedisi)
(bkz:joseph Fouche, Bir Politikacının Portresi)
(bkz:Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski)
(bkz:Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy)
(bkz:Kendileri ile Savaşanlar: Kleist, Nietzsche, Hölderlin)
(bkz:balzac, bir yaşam öyküsü)
(bkz:macellan)
bilmiyorum nerde
kendisi fevkalade bir biyografi yazarı olmasına karşın, yazdığı novellalar (kısa roman, uzun öykü), onun bu yönünü gölgede bırakmıştır.

ayrıca kendisinin çok mütevazı bir insan olduğunu düşünüyorum. nitekim; böylesine büyük bir yazarın, diğer yazarların biyografilerini kaleme alması, son derece mütevazı olduğu anlamına geliyor. öyle değil mi? bence öyle :)
enginyuksel1982
bu başlığın (bkz:stefan zweig) başlığına taşınması gerekiyor da nasıl bilmiyoruz:)
zeze zeze
admin'e mesaj...
kralisevenkadin kralisevenkadin
stephen zweig
megasozluk.com/foto

Şu böceğe tıklayıp jurnallemek yapıyorsunuz yönetime ulaşıyor düzenleme yapıyorlar :)
zeze zeze
kimse engin'e jurnalci diyemez :D
hamzababa hamzababa
Jurrnerci diyemez ama gammazci diyebilirsiniz ;)
zeze zeze
vayyyy gammaz engin, hmmm :)
enginyuksel1982 enginyuksel1982
:) yok onu biliyorum:) yani moderatör yok gammazlayacak/jurnalleyecek:) o açıdan şey etmiştim konuyu:)
kralisevenkadin kralisevenkadin
Hehehe evet doğru :) gammaz daha kötü diye jurnallemek dedim :))
kralisevenkadin kralisevenkadin
Yani kötü algılanmasın diye :d
zeze zeze
misal bilardoda ince görmek :)
hamzababa hamzababa
Mod yok admin reisimiz var ;)
kralisevenkadin kralisevenkadin
Admin var abi yetmez mi :)
enginyuksel1982 enginyuksel1982
kimse bana cambaz diyemez:) dur bakayım yorumlara kimse zaten bana cambaz dememiş:) kimse benim sabrımı/ateşimi/boyumu ölçmeye de çalışmasın:/
hamzababa hamzababa
Engin reisi kizdirmayin ;)
O ne derse odur ;))
enginyuksel1982 enginyuksel1982
duvarım su alıyor yetiş admin usta:)
kralisevenkadin kralisevenkadin
Engin abi mekan senin bir bkz ekle admin yine halleder :)
enginyuksel1982 enginyuksel1982
:) estağfurullah:)

Neden Bekliyorsun?

Mega sözlük, görüş ve fikirlerin oluşturmuş olduğu sonsuzluğa uzanan asma bir tahta köprü gibidir.

Üzerinde yol alırken, düşünmeyi, paylaşmayı ve öğrenip - öğretmeyi ilke edinirsiniz.