takıntılı bir insanla yaşamak

ufo
arka sokakların geçen haftaki bölümünde geçen olay çoğu şeyi özetliyor. az önce bizimkiler geçen bölümü izlerken gözüme ilişti. dedim paylaşayım.

adam sürekli saçını tarayan mükemmeliyetçi ama bakımsız tip. karısı yamulmuyorsam başka bir ilde çalışıyor tam kanalda gösterilmiyor. karısı iyi birisi ama ruh gibi karşıya sevgi, ilgi veremeyecek kafa.

adam kafaya takmaktan her şeyi içine atmaktan yine tam söylenmiyor kafada kurgular yapıyor. tabi bu kurgular acımasız kişiliğe ve şizofrenik hayaller kurmaya kadar dönüşüyor.

kadın dizide covid-19 gibi bir hastalıktan yatakta ölürken kocasından şu istiyor kocası vermiyor kadın o şekil ölüyor.

Büyük konuşmayayım da aşırı takıntılı (temizlik, bir olayı kafasına sürekli takan) insanla hayat düşünmezdim.
zeze
seviyorsanız ailesine de takıntılarına da katlanmayı öğreneceksiniz. daha sonra hayat çekilmez olur diye düşünüyorsanız ne kendinizi ne de karşınızdakini üzmeyin, baştan bitirin.

ayrıca, merak etmeyin, normal gördüğünüz insanların da takıntıları çıkıyor sonradan. mesela ben gayet normal görünürüm ama sevdiklerimle ilgili takıntılarım vardır, ne yalan söyleyeyim vardır yani.

bilmem yeterlidir nerde olduklarını ama bilmem gerekir. bu bazen insanları sıkabiliyor olsa da benim gerçeğim ve hanımın boşama olasılığı olsa da oğullarımın ve ablamların boşama şansları yok :)
portakallipekinordek
önceden aşırı takıntılı bir insan olarak söylemeliyim ki aşırı zordur. takıntılı bir insanla yaşamak kadar takıntılı bir insanın bunun aşırılık olduğunun farkında olmasına rağmen yapması daha da zordur.

düzeltme hastalığı gibi bir şey sanırım. açık kalan perde, çekmece, kapının tam açık ya da tam kapalı olması, giysilerin kollarının eşit katlanması, kapişonun düzgün görünmesi gibi basit şeylerden başlayıp çığ olan bir durum. karşımda oturan insanın bileklerini giysinin altından eşit görünmemesine bile takardım. giysilerimi renklerine ve boyutlarına göre dizerdim. masanın üzerindekileri simetrik şekilde koyardım. uyumsuzluklar ve düzensizlikler psikolojimi bozacak kadar etkilerdi. şimdi eskiye oranla zerresi kalmadı da, etkisi hala sürüyor.

bir de bunun plan hastalığı var. bir arkadaş grubunda iken; ne yaptığımızı, ne kadar yapacağımızı, ne yapmamız gerektiğini falan hesaplarım. bana neyse artık, ilgilenirim yine de. sadece belli etmem, küçük detayları saklı tutarım. bir yere giderken hazırlanma süremi, varma süremi, kalış ve dönüş süremi hesaplarım. plansız biriyim ama kafamda kurgularım. yazılı bir şeyi uygulamak zor gelir. çünkü benim kurduğum bir düzen değil.

takıntılı bir insanla yaşamak aklından bunların geçtiğini bilmek demek. takıntılı bir insan olmak bunları düşünmeyi bırakmak isterken devam etmek demek. zamanla geçebilir ama bunun baskısını yapmak bence kişiye daha ağır hissettirir. bu süreçte yardımcı olup aşmasını sabırla beklemek daha iyi bir yol; sanırım.
aliatabak
1 yıldır bende oluşan durumdur.yurtta kalmam sonucu oluştuğunu düşünüyorum. Bir olaydan çok fazla etkilenmiştim ve ardından takıntılar oluşmaya başladı.Öncelerde hiç takılmadığım şeyler kafamın içinde sürekli büyür hale geldi.yurtta hiçbir sandalye koltuğa oturmak istemememle başladı bu durum sonralarda ise mecbur kalmadığım hiçbir yere oturamamaya başladım. Biri sarıldığı veya dokunduğu anda şansım varsa o an yoksa bulduğum an banyo yapmaya başladım. Hatta bir keresinde bir arkadaşım aniden sarılmıştı ve o an ağlamaya başlamıştım. Bu çevremdeki insanları da etkiliyordu.yemek yiyeceğiz birlikte ben ayakta duruyorum doğal olarak da küçük bir şey gibi görünse de çevremi etkilediğini düşünüyorum. Sık sık duş alıyorum bazen günde 2 kere bunların hepsi yurtta sorun tabi.Şu an evde olmama rağmen hâlâ bunun etkileri haddinden fazla bir şekilde sürüyor.nasıl geçer hiç bilmiyorum.
2
sineklibakkal sineklibakkal
Buna benzer ama daha ilerlemiş birini görmüştüm youtube da, tv programına çıkmış, bana fazla abartı gelmişti. Sıkıntılı bir durum, bence destek almalısınız.
aliatabak aliatabak
Bana da fazla fazla abartı geliyordu.nasıl düşünüyorlar ya bunları diyordum amaa...

Neden Bekliyorsun?

Mega sözlük, görüş ve fikirlerin oluşturmuş olduğu sonsuzluğa uzanan asma bir tahta köprü gibidir.

Üzerinde yol alırken, düşünmeyi, paylaşmayı ve öğrenip - öğretmeyi ilke edinirsiniz.