tesadüfün inanılmaz hafifliği

kekomagnon1907
şimdi gelin sizinle bazı bilindik kavram ve tartışmalara daha farklı birer bakış atalım.dinsizlerle müslümanların tartışmalarında bir müslüman argümanı olarak "ne yani şimdi herşey tesadüfenmi oldu" sözünü çok duyarız.öncelikle bir deist olarak bir yaratıcının varlığına inandığıma ve doğa ve evrendeki olayların en azından bir kısmının kaotik bir raskelelikle açıklanamayacağını düşündüğümü ekleyeyim.(bana kalırsa kaos üzerine kurulu-inşa edilmiş bir düzen söz konusu bunu daha sonra başka bir başlıkta açıklarım).ama rasgelelik ve düşük olasılıklar-tesadüflerin doğa ve evrenin şuanki durumunda düşündüğünüzden çok daha fazla etkisi var.dolayısı ile tesadüfçülük çoğu müslümanın düşündüğünün aksine gayette geçerli bir açıklama-argüman olabilir.bunu destekleyecek örneklere geçelim şimdide.dünya gezegenini ele aldığımız zaman hubble uzay teselkopu sayesinde milyon tane gezegen keşfetmemize rağmen yanlızca 12 tanesinin dünya ile benzer özellikler gösterdiği düşünülüyor.buda bizi dünya gibi bir gezegenin var olma olasılığının düşüklüğüne böyle bir gezegende var olma ihtimalimizin olasılıksal olarak bakıldığında azlığına dolayısın ile tesadüfen var olduğumuz iddasının güçlülüğüne götürüyor.diğer bir örnekse bizzat bu yazıyı yazan ben ve okuyan güzide sözlük yazarlarıdır çünkü anneniz ve babanızdan aldığınız genlerin dizilimi sonucu sizin ortaya çıkmanız(ki milyonlarca farklı olasılık barındırdığından bu çok küçük bir ihtimaldir)da oldukça düşük bir ihtimaldir.meraklıları youtube ta olasılık karşılaştırma hesabı yapan kanallara göz atmaya davet ediyorum.tesadüfçülük iddiası insanın evrimsel yolculuğu ve dünyada yaşamın ortaya çıkışı gibi bilimsel temeli olan olaylarla dahada deteklenebilir.Sonuç itibarı ile gelmek istediğim nokta şudurki dine inanan birçok insanın zannetiğinin aksine öyle çokta zayıf bir argüman değildir.
4
ekremselcuk ekremselcuk
Değerli Yazar Arkadaşım ! Sözünü ettiğiniz 12 gezegende de hava ve su bulunuyor mu ?; bu gezegenlerde birtakım yaşam formları mevcut mu ? Bu 12 gezegen insanın mutlu ve mes'ud şekilde yaşamına ve yaşlanmasına müsait mi ? Buralarda ziraat yapılabiliyor mu ? Dünya haricindeki 12 gezegen içinde beslenmeyi canlılar açısından sürdürülebilir nitelikte destekleyen şartlar en az dünyadaki şartlar düzeyinde sağlayan var mı ?
kekomagnon1907 kekomagnon1907
şimdi herşeyden önce yorumunuz için teşekkür ederim.ağırlıklı gündelik-çerez konuların tartışıldığı bu sözlükte böyle tartışmaları kıymetli bulduğumu belirteyim.şimdi cevabıma gelirsek bu gezegenlerde yaşam olup olmadığına dair şüpheler var.özellikler oksijen seviyesi-azlığı belirleyici faktör.diğer bir belirsizliği arttırıcı faktörse söz konusu gezegenlerin milyonlarca ışıkyılı uzakta olması.ama bana kalırsa sen birazda asıl fikri-argümanı ıskaladın çünkü varlığını keşfettiğimiz milyonlarca gezegenden sadece birinde yaşamın olduğunu kesin söyleyebiliyoruz ki bu olasılıkları dahada düşürüyor(milyonlarcası arasında dünyaya gelmiş olma olasılığımızı).buda tesadüfçülük iddiasını(dahada detaylandırırsak tesadüfen varolduğumuz-yaşamın varlığının tesadüfü ve oldukça düşük bir olasılık olduğu) güçlendiriyor.
ekremselcuk ekremselcuk
Sorularıma cevap verme inceliği gösterdiğiniz için ve nezâketle yazınızın ana fikrini anlayamadığımı belirttiğiniz için size teşekkür ederim. Doğrusu dikkatsizliğimi mâzur görmenizi diliyorum. Ancak, belki yine yanlış anlamış olabilirim endişesiyle tekrar sormak isterim. Yazınız, aslında Dünya'da yaşamın varlığına ilişkin tesâdüf iddiasının düşük bir olasılık olduğunu mu anlatıyor ? Saygılar...
kekomagnon1907 kekomagnon1907
sağolun cevabınız için.yazımın ana fikri yaşamın ortaya çıkma olasılığının tesadüflere kalacak kadar düşük olduğu.dolayısıyla tesadüfçülük argümanının çok yabana atılacak bir argüman olmadığı fikri.ayrıca "öncelikle bir deist olarak bir yaratıcının varlığına inandığıma ve doğa ve evrendeki olayların en azından bir kısmının kaotik bir raskelelikle açıklanamayacağını düşündüğümü ekleyeyim.(bana kalırsa kaos üzerine kurulu-inşa edilmiş bir düzen söz konusu bunu daha sonra başka bir başlıkta açıklarım)" ifadeleri ile yazımın başında bu fikre moda mod katılmadığımıda belirttim.ama bana kalırsa çok yabana atılacak bir argüman değil ve doğru noktaları var.sevgiler saygılar.
fakat muzeyyen bu pahali bir kazak
Wittgenstein, dil için "kavramlar ve dil, olguları açıklamak için vardır, olgular da dünya için geçerlidir, hakikati tam olarak karşılayamaz" derken aslında bu tarz tartışmalara noktayı koymuş ve bence felsefeyi bambaşka bir noktaya taşımıştır. Çünkü bir olgu hakkında konuşurken o olguya dair kavramları nasıl ele aldığımız en önemli şey haline geliyor, ortak bir diyalog ve arayış olduğundan. Şimdi gelin buna hep birlikte bakalım,

Tesadüf ne demektir? "İhtimallere bağlı olan, değişebilen, rast gelmiş" gibi tanımlar var sözlüklerde. Aşağı yukarı şöyle algılıyoruz "o an için öyle gelişen, nizami olmayan, bir düzen barındırmayan" bunu bir kenara koyarak olaylar üstünden gidelim, herhangi bir şehrin herhangi bir caddesinde, uzun süredir görmediğiniz bir arkadaşınız ile karşılaştınız. Ona yaklaşıp selam verirken "aa ne tesadüf dediniz" öyle mi peki?

Arkadaşınız sabah kalktı, dün patronunun ona söylediği şubeye gitmek için hazırlanıp evden çıktı, durakta beklerken sigara yaktığı için ilk gelen otobüse değil de ikincisine bindi, sonra indiği zaman büfeye gidip su aldı, orada iki dakika oyalandı ve sizinle karşılaştığı caddeye doğru yöneldi, sizinle karşılaştı. Bu ve benzeri yüzlerce ayrıntı sizin orada tesadüf eseri dediğiniz karşılaşmanın alt yapısını oluşturuyor, herhangi birinde bir değişim olsa, mesela sigara içmeyip ilk otobüse binse siz geçmeden yarım saat önce geçmiş olacak ve bu "tesadüf" gerçekleşmemiş olacak.


Diğer bir yandan tesadüf olmayan, rastlantı karşıtı bir duruma bakalım; yan yana dizdiginiz domino taşlarının düşüşü tesadüf değildir, siz ilk taşa bir kuvvet uyguladığınız için o son taş düştü. Bakınız: yeter-sebep ilkesi. Ancak burada ilk taşa dokunma kısmında o "dokunma istenci' işi zora sokuyor. Domino taşlarını dizmek ve ilk taşa dokunmak istedim, neden peki? İstediğim için, tamam isteyebiliyorum ama "ne isteyeceğimi isteyemiyorum" dolayısıyla orada, o en alt nedende bir muamma mutlaka karşımıza çıkıyor.

Meselenin bir diğer boyutu da her sonuç bir neden taşıyorsa, her neden de bir sonuçtur, o sonucun da bir nedeni olmalı ve burada ya bir sonsuz dizim söz konusu olacak ya da kavramlar ve zihin ile karşılanamayacak bir "şey" olmalı. ve işte tanrı doğdu.

Kısacası dünyevi şeyleri bile karşılama hususunda noksan olan dil ve onun ögeleri, mistik şeyleri karşılama konusunda hep sınıfta kalacaktır. "Şu ağaç ne güzel, evren ne büyük ve düzenli o zaman tanrı var" demek de, "binlerce canlı türü yok oldu, her an her şey olabilir o zaman tanrı yok" demek de aynı derecede anlamsız ve yetersizdir.

Kısacası dostlarım (bu kadar uzatıp kısacası demenin hafifliği) başka gezegenlerde hayat olup olmaması, evrende düzenin mi yoksa tesadüfün mü hakim olduğu sizin itikadi durumunuz için ancak bahane olabilir. İnanmak işine geliyorsa inan, gelmiyorsa da boşver.


2
ekremselcuk ekremselcuk
günlük hayatta kolaylıkla karşılaştığımız her durum için kullandığımız ''tesadüf'' kavramını, böyle detaylı bir tahlile tâbi tutan ve aslında ''tesâdüf''ü kuramsal bir çerçeve içinde kullanırken gayet dikkatli olmak gerektiği dersini veren yazınız için size teşekkür ederim.
fakat muzeyyen bu pahali bir kazak fakat muzeyyen bu pahali bir kazak
Ne dersi efendim, estağfurullah. Ben teşekkür ederim okuma zahmetine girip yorum yaptığınız için :)

neden bekliyorsun?


Mega sözlük, görüş ve fikirlerin oluşturmuş olduğu sonsuzluğa uzanan asma bir tahta köprü gibidir.
Üzerinde yol alırken, düşünmeyi, paylaşmayı ve öğrenip - öğretmeyi ilke edinirsiniz.

katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol