confessions

ekremselcuk

1. nesil Yazar - öğretmen - Yazar -

  1. toplam entry 469
  2. takipçi 28
  3. puan 7141

kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz

ekremselcuk
Kurt için bir kez daha kış mevsiminin dondurucu soğuğu ile karşılaşmaması amacıyla tedbir alması gerektiği dersini veren veciz ve beliğ bir atasözüdür. Ama ben bu atasözünden, kurdun intikam hakkına sahip olduğu ve intikam almak üzere hareket etmesi lâzım geldiği anlamını çıkaramadım. Atasözü, karşılaşılan zorluklar karşısında aynı acıyı yaşamamak için tedbir almayı, temkinli olmayı öğütlüyor. Tedbirli olmak, pasif ve mûtedil bir savunma davranışıdır; intikam almak, tedbirden öte aktif ve mütecâviz bir tutumdur.

insanların kusurlarını aramak

ekremselcuk
İnsana yeter büyük bir kusurdur. İçinde kusursuzluk iddiası ve kibir barındırır. Hak sözü yumuşak bir üslûp ile söylemek ise kusur aramak değil, her müslümana konum ve bilgisine göre farz olan iyiliği emretmek, kötülükten de nehyetmek görevinin ifâsı anlamı taşır.

insanın kendisine kızması

ekremselcuk
İnsanın kendini değerli görüp sevmesi kadar faydası olmayan yaralayıcı bir tutumdur. İnsanın kendini muhâsebe ve murâkabeye tâbi tutması ise kendine kızmasından farklı bir disiplin olup pek hoştur.
3
Gülenyüz Gülenyüz
Evet aslında doğru kelime muhasebe haklısınız 🙏
ekremselcuk ekremselcuk
İnsan değerli ve şerefli bir varlıktır. Çünkü Allah'ın vahyine muhâtab olmuştur. Kendini değerli bilip, ona uygun hareket etmeye çalışan kimse, arada bir sendelese bile ahlâkın güzergâhını yitirmez. Kendini devamlı değersizleştiren ise ''zaten her şeyi kaybetmişim; artık benden adam olmaz, inceldiği yerden kopsun'' anlayışına ve şeytan iğvâsına daha mütemâyildir.
Gülenyüz Gülenyüz
Çok haklısınız teşekkür ederim 🙏 🌹 aldım mesajı :)

esti nesim-i nev-bahar açıldı güller subh-dem

ekremselcuk
Güftesi Divan Şâiri Nef'î'ye, bestesi ise Hacı Ârif Bey'e ait olan rast makâmındaki eserdir.

''Esti nesîm-i nev-bahar, açıldı güller subh-dem
Açsın bizim de gönlümüz, sâki medet, sun câm-ı cem

Erdi yine ürdibehişt, oldu havâ anber-sirişt
Âlem behîşt-ender-behîşt, her gûşe bir bâğ-ı irem

Gül devri, ayş eyyâmıdır, zevk u safâ hengâmdır
Âşıkların bayrâmıdır, bu mevsim-i ferhunde-dem

Dönsün yine peymâneler, olsun tehi humhâneler
Raks eylesin mestâneler, mutribler ettikçe nagâm

Bu demde kim şâm u seher meyhâne bâğa reşk eder
Mest olsa dilber sevse ger ma'zûrdur şeyhu'l-Harem

Yâ neylesin bî-çâreler âlüfteler âvâreler
Sâgar sunar meh-pâreler nûş etmemek olur sitem

Yâr ola câm-ı Cem ola böyle dem-i hurrem ola
Ârif odur bu dem ola ayş u târabla muğtenem.''

Anlamı
''İlkbahar rüzgârı esti, sabahleyin güller açıldı
Bizim de gönlümüz açılsın, sâki, Cemşîd'in kadehini sun.

Yine Nisan ayı geldi, hava amber kokularına büründü
Dünya bir katmerli cennet haline geldi, her köşe bir cennet bağı oldu.

Gül devri, yeme içme günleridir, zevk ve safâ zamanıdır,
Bu mübârek mevsim, âşıkların bayramıdır.

Yine büyük kadehler dönsün, meyhâneler boşalsın
Çalgıcılar âhenkle çalarken sarhoşlar dans etsin.

Bu zamandır ki akşam ve sabah meyhane, bahçeye gıpta eder
Eğer Haremin reisi mest olsa, güzel sevse mâzurdur.

Ya çâresizler, âşıklar, başıboş olanlar ne yapsın
Ay parçası gibi güzeller kadeh sunarsa içmemek zulüm olur.

Sevgili var, Cemşid'in kadehi var, böyle neşeli bir vakit var,
Ârif odur ki bu vakitte yiyip, içip, eğlenmeyi ganimet bilir.''

ukde: (yazar: nana)

Eseri Zeki Müren buğulu sesiyle okuyarak gönül tellerimizi titretmiş :


gabin

ekremselcuk
Borçlar Kanunu 28. maddesinde tanımlanan sözleşme özgürlüğü ilkesinin istisnâlarındandır. Aleyhine gabin teşkil eden durumu öğrenen kişi, öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ya da her hâlukârda sözleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde karşı tarafa verdiğini geri isteyebilir veya karşı tarafa verdiği oranda bir karşılık isteyerek denkleştirme talep edebilir.

ramazan-ı şerif

ekremselcuk
On bir ayın sultanıdır. Divan Şâirelerimizden Şeref Hanım Ramazan'ı bize şu dizeleriyle anlatıyor:
''Yemez içmez bir oruç nâmına şûha tutulup
Neye müncer olacak za'f ile hâl-i ramazan''
Yâni; şu Ramazan'ın hâli, bunca zayıflıkla neye varacak bilmiyorum. Şimdi de ''oruç'' adında neşeli, işveli şûh bir kadına tutulup yemeden içmeden kesilmiş.

Yine Divan Şâirlerinden Sâbit, Ramazan'ı şu sözleriyle anıyor:
''Za'f ile hilâl eylemiş ol mâh-ı cihânı
Tuttum gazâbımdan yiyeyazdım ramazânı.''
Yâni, Ramazan, vakit gelip çattığında cihanın dolunayını zayıflatıp iki büklüm şekilde hilâle döndürmüş. Bunu görünce öfkelendim de varıp o Ramazanı kıtır kıtır yiyeyazdım.

vergi

ekremselcuk
Mükellefin maddi gücü dikkate alınmaksızın hakkâniyete aykırı oranlarda toplanıp hangi hizmetler, hangi borçlar için ne miktarda harcandığı hususunda şeffaflıktan yoksun, 2010 yılında yapılan; ''Sayıştay, idarenin takdir yetkisine karışamaz, yapılan iş yasalara uygunsa rapor konusu yapılamaz" şeklindeki değişikliklerle kamu zararına neden olsa da sadece kanuna uygun olduğu için denetim dışı kalan harcama ve işlemlere konu olan, bu sebeple vergi verip bu vergisinin ne şekilde harcandığını bilmesi ve hatta hesap sorması gereken mükellefler nezdinde huzursuzluk doğuran, devletin yine de söz konusu rahatsızlıkları giderme yönünde adım atmadan hâlen aynı düzen içinde kamu gücünün zorlayıcılığı ve kanunun verdiği yetkiyle dolaylı ve dolaysız yollarla almaya devam ettiği en büyük bütçe geliridir.
0 /

neden bekliyorsun?


Mega sözlük, görüş ve fikirlerin oluşturmuş olduğu sonsuzluğa uzanan asma bir tahta köprü gibidir.
Üzerinde yol alırken, düşünmeyi, paylaşmayı ve öğrenip - öğretmeyi ilke edinirsiniz.

katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol