confessions

kapisi kapali etrafi sarili ismet

1. nesil Yazar - mucit - Yazar -

  1. toplam entry 2050
  2. takipçi 22
  3. puan 37286

303

kapisi kapali etrafi sarili ismet
karavanla seyahat teması benimsenip içine aşktan, ilişkilerden, dünyadan, hayattan ve buna benzer çeşitli konulardan senaryolar serpiştirilmiş, sevgiliyle birlikte izlenilmesi baştan tavsiye edilen, sevgiliniz yoksa da canınız sağ olsun şeklinde cevaplanabilecek hoş bir filmdir. bolca felsefik diyalogların döndüğü, bolca avrupa tabiatının doğal güzelliklerini izlediğiniz, dinlendirici, yormayan bir yapımdır ayrıca.

Bu sonsuzluğun en birinci ön lezzetidir;
“Aşka zaman bulma.” -Rainer Maria Rilke

ha bir de şu güzel replik var tabii;
"nazik bir dokunuş da, binlerce stres hormonunu öldürüyor."

böyle güzelsin hep böyle kal

kapisi kapali etrafi sarili ismet
sen, hep güzelsin. hep böyle kal.

Böyle güzelsin, hep böyle kal olur mu?
Aklına ne gelirse hep yap olur mu?
Ah güzelim benim güzel bebeğimsin
Senin sözüne inanmayan olur mu?

Arkandan konuşmicam, küfür de etmicem
Sadece kalbimin soğumasını beklicem
Kadersiz ve şanssızım, çölde güneş gibi yalnızım
Her hata, suç benim sana küsmicem
Sana küsmicem

Gül her bülbüle kansa gül, gül olur mu?
Güle yaklaşan herkes bülbül olur mu?
Ah bebeğim! Sen gül, ben öleyim
Gitme demem ama özle, dön olur mu?

türkiye-yunanistan gerginliği

kapisi kapali etrafi sarili ismet
türkler ve yunanlılar... aralarında yüzlerce yıldır süren anlaşmazlıklar. osmanlı döneminden beri süregelen gerek kültür, gerek ırk, gerek bağımsızlık kavgaları. biri avrupanın yaramaz çocuğu, diğeri avrupa ve orta doğu arasında tampon bölge olarak görev alan, yükü sırtından büyük abi rolünde. peki neden anlaşamıyoruz, neden yüz yıllar boyunca bu kavgalar süre geliyor, ne için?

bunun en net cevabı yine iki tarafın tarihinde saklı. kardeş gibi yaşayamayız, iki ülke birbiri ile asla dost olamaz. bazen bazı düşlediklerimiz, sadece düşlerimizde kalıyor. gerçekleşmesi imkansız hayaller, zihnimizde unutulmaya mahkum kalıyor. belki önümüzdeki yüz yıl boyunca daha yunan-türk kavgaları yaşanmaya devam edecek ancak bunlar hep dış gözlerden, iki şımarık ve kendini bir şey sanan ülkelerin misafir çocuğu kavgaları gibi görülecek.

kendimizi kandırmayalım, iki ülkede emperyalizm'in kölesi. biri avrupa'ya bağımlı, biri büyük güçlere. onların sözlerinden dışarı çıkıp, kendi başımıza bir şeyler yapmaya kalkıştığımızda, karşımıza bu gerçekler tekrar tekrar vuruluyor. mavi vatan diyoruz, akdeniz krizi diyoruz, suriye krizinden bahsediyoruz ancak bu söylediğim konuların hiç birinde asla tam istediklerimizi elde edemeyeceğiz. bunu ben değil, tarihin yansıması gösteriyor. ikinci dünya savaşından sonra çok şey değişti. hatta birinci ve ikinci dünya savaşından sonra, teknolojiye, ilime, bilime ve irfana yatırım yapan ülkelerle diğer ülkeler arasında uçurum gibi fark oluştu. türkiye cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren az çok ilim bilim ve irfanın peşinden koşmaya çalıştık ama sadece çalıştık. boktan sebeplerle, boktan kavgalarla iç çatışmalara sürüklendik. gençlerimiz birbirine girdi, siyasal islamcılar, mülteci krizleri, darbeler, darbe girişimleri derken, türkiye gelişmekte olan ülke statüsünden asla çıkamadı. büyük abiler izin vermedikçe de çıkamayacak.
0 /

neden bekliyorsun?


Mega sözlük, görüş ve fikirlerin oluşturmuş olduğu sonsuzluğa uzanan asma bir tahta köprü gibidir.
Üzerinde yol alırken, düşünmeyi, paylaşmayı ve öğrenip - öğretmeyi ilke edinirsiniz.

katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol